"********... Kalın kafalı..!"
Ahmet Hakan Şamil tayyar'ı Kendi Maili ile Vurdu: Bu, Sana Bile Yakışmıyor!
 16 Aralık 2011 Şamil Tayyar vekil olduktan sonra hakkında çıkan eleştirilere mail yoluyla yanıt veriyormuş. Bugüne kadar o maillere rastlamamıştık... Bugün Ahmet Hakan kendisine gelen maili köşesinden noktasına virgülüne dokunmadan yayınlayınca görmüş olduk...
Şamil Tayyar vekil olduktan sonra hakkında çıkan eleştirilere mail yoluyla yanıt veriyormuş. Bugüne kadar o maillere rastlamamıştık... Bugün Ahmet Hakan kendisine gelen maili köşesinden noktasına virgülüne dokunmadan yayınlayınca görmüş olduk...
Ahmet Hakan'ın ağzı açık kalmış. Tabii Şamil Tayyar'ın bu üslubunu cümle aleme ilan etmekten de geri durmamış. Yani Şamil Tayyar'ı kendi maili ile vurmuş.
Demiş ki:
" GAZİANTEP Milletvekili Şamil Tayyar’dan bir e-mail aldım. Aşağıya aynen aktarıyorum. Noktasına, virgülüne dokunmadan... Bunu şu maksatla yapıyorum:
Bir milletvekilinin bir gazeteciye tepki gösterirken düzeyini nerelere kadar düşürebileceğini göstermek için...
Okuyun... Ve siz de görün:
Bir milletvekili, hangi seviyede tepki veriyor."
ŞAMİL TAYYAR'IN MAİLİ
“KİMDEN: ŞAMİL TAYYAR
TARİH: 13 Aralık 2011 Salı 11.39
KİME: Ahmet Hakan
KONU: Cevap
Bak Ahmet,
Defalarca programına davet ettin, çıkmadım, çıkmayacağım. Çünkü kalın kafalıların programına çıkmıyorum.
Yayın talebini reddettikçe aleyhimde yazıyorsun.
Yazmana devam et, senden tırsacağımı sanıyorsan yanılıyorsun.
En az ********ler kadar cesurum. Unutma ki bu yasaya 549 vekilden 284’ü “evet” oyu kullandı.
İlk 8 tahliye başladı.
Sevin, arkası gelecek, biraz sabret...
ŞAMİL TAYYAR.”
Baktım Şamil
Ahmet Hakan'da böyle bir başlık atıp Şamil Tayyar'a ağır bir karşılık vermiş.
Demiş ki:
"Baktım Şamil... Baktım ama “kalın kafalı” ve “********” gibi hakaretlerden başka bir şey göremedim. Zaten tartışmalı olan efendiliğini iyice bozmuşsun.
Çok görmüyorum, yadırgamıyorum ve sana yakıştırıyorum.
Ama tutumunda sana bile yakışmayan bir durum var:
Gerekirse milletvekilliğini bile bırakmaktan söz ettiğin ve “çıkmasın” diye kelle koltukta savaş verdiğin o “yasa”, liderinin işaretiyle çıktı.
Senin de ellerin böğründe kaldı. Bir anda bütün havan söndü. Hırslandın, öfkelendin. Liderine karşı efendiliğini bozacak cesarete sahip olamadığın için de efendiliğini bana karşı bozuyorsun. İşte bu tutum var ya... Sana bile yakışmıyor.
ERDOĞAN'A MEYDAN OKU(SANA)...
Bana “Senden tırsacağımı sanıyorsan devam et” demişsin.
Benden tırsacağını hiçbir zaman sanmadım.
Dolayısıyla bana meydan okumana gerek yok.
Meydan okuyacaksan buyur, liderine karşı meydan oku.
Çünkü ondan tırstığını bırak sanmayı, bariz bir şekilde görüyorum.
(...) TIRSMAK YOK
Neyse... Neyse... Bütün bunları geçelim.
Şamilciğim...
Ben aslında sana çok basit ve çok yalın bir soru soracağım:
“Madem ‘şike yasası’nın aynen iade edilmesi lobilerin, çetecilerin, Ergenekoncuların marifetidir, o halde liderin de bu odakların oyuncağı mıdır?”
Lütfen bu soruya benim “kalın kafam”ın alacağı şekilde bir yanıt verebilir misin?
__________________
"Ülkücüler, insanlık âlemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul
etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır."
Türklük şuur ve gururuna, İslâm ahlâk ve faziletine, yoksullukla savaşa, adalette yarışa, birliğe, kardeşliğe, kısacası hak yolu, ALLAH YOLU'na çağırıyorum.
Alparslan Türkeş
Konu urungu tarafından (17.12.2011 Saat 20:48 ) değiştirilmiştir.
|